3/11/2009 - RABİATÜL ADEVİYYE

Mâlik bin Dinâr şöyle anlatır: Bir gün Râbia'nın yanına gittim. Abdestini almış, kalan sudan bir kaç yudum da içmişti. Dikkat ettim, testinin bir tarafı kırıktı ve çok eski bir hasırda oturuyordu. Kerpiçten bir de yastığı vardı. Bunları görünce çok üzüldüm, içim yandı ve ; "Ey Râbia! Zengin arkadaşlarım var. Kabûl edersen sana onlardan bir şeyler alayım" dedim. Bana dönerek; "Yâ Mâlik! Bana da, onlara da rızkı veren Allah’ü Teâlâdir. O, fakirleri fakir olduğu için unutup, zenginleri de zengin olduğu için hatırlıyor ve yardım mı ediyor sanıyorsun?" dedi.
Ben de "Hayır, hiç öyle olur mu?" dedim.Bunun üzerine
"Madem ki Rabbim benim hâlimi biliyor, benim hatırlatmama ne lüzum var. O, öyle istiyor, biz de O'nun istediğini istiyoruz" diye cevap verdi.
|
|
Yorum yaz!
|
2009-11-05 21:45:26 - cuma |
| Yazan: kelebeklersonsuzaucar |
"Asıl akıllılık, asıl tedbir, asıl hüner: Allah'la beraber olabilmek, O'nun rızasını kazanmağa çalışmak, O'nun buyruğu yönünde hareket etmeğe uğraşmaktır."
Prof.Dr.M.Es'ad COŞAN(Rh.A)
Cumalar hayr olsun, hayırlarla dolsun içimiz dışımız inş.
dua ile arkadaşım... |
| Bağlantı |
|
"Allâh'ı anarken eritsem ânı,
Geç git,ey dünya!.."desem,Çevremde olup bitenler,mekânla sınırlı kalsa ve ben gönlümde mekânsızlığı bulsam..Allâh'ın evi olan mekânsızlığı ve gönlümü seyretsem sadece...
Hasbihal
BirAYET/BirHADİS
Dinleti
|